Trabzon Fatih mahallesi Öztürklere ait bir apartman da yeni hizmete giren bir gazete de yazı yazmakla işe başladım. Yıl 2002 Eylül ayı. Gazete takriben birbuçuk ay önce yayım hayatına girmişti. 
Trabzon da gazeteciliğin geçmişi çok eski. Ancak yazmaya başladığım O dönemlerde hatırlayanlar bilirler mahalli gazetelerdeki köşe yazıları ya siyasi yorumlar yada hatıraları içeren okuyandan çok yazanın kendini ifade etme, ve yazma duygusunu tatmın etme özelliği taşımakta idi.
Hatta unutulacak gibi değil benimle aynı gazetede köşe yazısı yazan bir doktor bir gece önce yabancı bir bayanla yaşadığı unutamadığı geceyi kaleme almıştı. Daha işin başında olmama rağmen ele aldığım konuların ciddiyeti ve getirdiğim önerileri okuyanlar, " Yahu sen bu yazılarını bir mahali gazete yerine daha geniş kesimlere ulaşacak gazeteye yazsan iyi olur" diyorlardı.
Kısmet oldu ve artık bu köşeden siz değerli dostlara ulaşmaya çalışacağım.
Bugün burada yazı yazmada nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda bildiklerimi paylaşmak istedim
Yazarın ele aldığı konu ilginç olmalı. Okuyana Bak bizim aklımızdan da geçmezdi, nasılda yakalamış. Ya da "bu konuyu yazmakla ne iyi yapmış" dedirtmeli.
Yazıyı yazan anlattığı konuya kendisi gönülden inanmalı, karşı taraf için de inandırıcı olmalı.
Yazıyı gereksiz uzatan anlatımlardan sözcüklerden kaçınmalı.
Yazıda doğallık ve içtenlik olmalı.
Yazan kişi başkasını taklit etmeden kaçınmalı özgün kendine ait üslubu olmalı.
Yazı açık ve herkesin, her kesimin anlayabileceği nitelikte olmalı.
Yazı akıcı olmalı. Bunun için uzun cümlelerden kaçınmalı. kolay, anlaşılabılır ifadeler kullanılmalı.
Yazıdaki anlatım doğal ve içten olmalı.
Yazıda bir bütünlük olmalı. Bir ana görüş bir ana düşünce ve onu destekliyen birkaç görüşün dışına çıkılmamalı.
Basit,somut, yalın, duygulu ve çoşkulu anlatım hiç şüphe yoktur ki okuyanı etkileyecek
tadına doyulmayan yazılar olarak akıllarda kalacaktır.

Trabzon da gazeteciliğin geçmişi çok eski. Ancak yazmaya başladığım O dönemlerde hatırlayanlar bilirler mahalli gazetelerdeki köşe yazıları ya siyasi yorumlar yada hatıraları içeren okuyandan çok yazanın kendini ifade etme, ve yazma duygusunu tatmın etme özelliği taşımakta idi.
Hatta unutulacak gibi değil benimle aynı gazetede köşe yazısı yazan bir doktor bir gece önce yabancı bir bayanla yaşadığı unutamadığı geceyi kaleme almıştı. Daha işin başında olmama rağmen ele aldığım konuların ciddiyeti ve getirdiğim önerileri okuyanlar, " Yahu sen bu yazılarını bir mahali gazete yerine daha geniş kesimlere ulaşacak gazeteye yazsan iyi olur" diyorlardı.
Kısmet oldu ve artık bu köşeden siz değerli dostlara ulaşmaya çalışacağım.
Bugün burada yazı yazmada nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda bildiklerimi paylaşmak istedim
Yazarın ele aldığı konu ilginç olmalı. Okuyana Bak bizim aklımızdan da geçmezdi, nasılda yakalamış. Ya da "bu konuyu yazmakla ne iyi yapmış" dedirtmeli.
Yazıyı yazan anlattığı konuya kendisi gönülden inanmalı, karşı taraf için de inandırıcı olmalı.
Yazıyı gereksiz uzatan anlatımlardan sözcüklerden kaçınmalı.
Yazıda doğallık ve içtenlik olmalı.
Yazan kişi başkasını taklit etmeden kaçınmalı özgün kendine ait üslubu olmalı.
Yazı açık ve herkesin, her kesimin anlayabileceği nitelikte olmalı.
Yazı akıcı olmalı. Bunun için uzun cümlelerden kaçınmalı. kolay, anlaşılabılır ifadeler kullanılmalı.
Yazıdaki anlatım doğal ve içten olmalı.
Yazıda bir bütünlük olmalı. Bir ana görüş bir ana düşünce ve onu destekliyen birkaç görüşün dışına çıkılmamalı.
Basit,somut, yalın, duygulu ve çoşkulu anlatım hiç şüphe yoktur ki okuyanı etkileyecek
tadına doyulmayan yazılar olarak akıllarda kalacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder